2021 yılında yayımlanan GLOBOCAN verilerine göre dünyada bir yıl içinde yaklaşık 19 milyon kişiye herhangi bir kanser tanısı konuyor. Aynı yıl yaklaşık 10 milyon kişi kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Kadınlarda en sık görülen kanser meme kanseri, erkeklerde ise prostat kanseri. Ancak ilginç olan şu ki, en sık görülen kanserler bunlar olmasına rağmen, en fazla ölüme neden olan kanser akciğer kanseri olmaya devam ediyor.

Akciğer kanseri, dünyada bir yıl içinde yaklaşık 1.8 milyon kişinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. Yani akciğer kanseri her zaman en sık görülen kanser değil, ama hâlâ en ölümcül kanserlerden biri. Bunun en önemli nedeni ise çoğu zaman sessiz ilerlemesi ve geç belirti vermesi.

Akciğer oldukça büyük bir organ ve göğüs kafesi içinde geniş bir alana yayılmış durumda. Üstelik akciğer dokusunun kendisinde ağrı duyusu yoktur. Bu nedenle akciğer içinde gelişen küçük bir tümör veya nodül, belirli bir boyuta ulaşana ya da çevre dokulara temas edene kadar uzun süre hiçbir belirti oluşturmayabilir. Bu yüzden birçok hasta ancak öksürük, nefes darlığı, balgamda kan, kilo kaybı veya ağrı gibi belirtiler ortaya çıktığında doktora başvurur. Bazen de hastalık geç evrede ve başka organlara yayılmış şekilde karşımıza çıkabilir.

Peki akciğer kanserinin en önemli nedeni nedir?

Centers for Disease Control and Prevention (CDC) verilerine göre akciğer kanserlerinin yaklaşık %80–90’ının en önemli nedeni sigara kullanımıdır. Yani akciğer kanserinden korunmanın ilk ve en önemli yolu sigaradan uzak durmak ya da sigarayı bırakmaktır.

Burada önemli bir noktayı vurgulamak gerekir: Sigara yalnızca akciğer kanserine yol açmaz. Aynı zamanda KOAH, kalp damar hastalıkları, inme ve birçok farklı kanser türü için de önemli bir risk faktörüdür. Üstelik “az sigara içiyorum” düşüncesi de yanıltıcı olabilir. Bilimsel çalışmalar, düşük miktarda sigara kullanımının bile ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini göstermektedir.

Bu nedenle akciğer kanseriyle mücadelede ilk hedef şudur:

Hiç yakalanmamak.

Yani sigaradan uzak durmak, pasif dumandan korunmak, sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek ve risk faktörlerini azaltmak.

Ancak her şeye rağmen risk taşıyan kişiler için ikinci büyük hedef vardır:

Erken tanı.

Akciğer kanseri erken evrede yakalandığında tedavi şansı belirgin şekilde artar. Özellikle risk grubundaki bireylerde yapılan düşük doz akciğer tomografisi taramalarının erken tanıyı artırdığı ve ölüm oranlarını azalttığı gösterilmiştir. Özellikle 50 yaş üstü, uzun yıllar sigara kullanmış veya son yıllarda bırakmış kişilerde tarama programları hayat kurtarıcı olabilir.

Unutulmaması gereken önemli nokta şudur:

En sık görülen kanserler değişebilir… ama en çok öldüren uzun yıllardır değişmiyor.

Bu yüzden akciğer kanserinde iki temel amaç vardır:

Birincisi: Korunmak.
İkincisi: Erken tanı koymak.

Çünkü gerçekten de:

Akciğer kanserinde erken tanı hayat kurtarır.

Daha fazla bilgi ve destek için YouTube kanalımı ziyaret edebilir veya Whatsapp tan  ve instagram adresinden bana ulaşabilirsiniz. Sağlıklı günler dilerim!